Formunuz var, çalışıyor, ama beklediğiniz kadar talep gelmiyor. Sorun genelde formun varlığında değil, hiç gözden geçirilmemiş, ölçülmemiş olmasında.
Bir form kurmak yalnızca başlangıç. Asıl mesele o formun zaman içinde ne kadarının tamamlandığı ve bu oranın nasıl iyileştirilebileceği. Formu kurup bir daha bakmamak, potansiyel talebin bir kısmını sessizce kaybetmek anlamına geliyor.
Önce ölçmeden düzeltmiyorum
Bir formu iyileştirmeden önce nerede sorun olduğunu bilmek gerekiyor. Formu açan kaç kişiden kaçı ilk alanı dolduruyor, kaçı yarıda bırakıyor, kaçı gönder tuşuna basıyor; bu üç noktadaki düşüş formun neresinin sorunlu olduğunu gösteriyor. Ölçüm olmadan yapılan değişiklik, tahmine dayalı bir iyileştirme oluyor ve genelde işe yaramıyor.
Neyi test ediyorum?
Formun her unsuru test edilebilir bir değişken: buton metni, buton rengi, başlık cümlesi, alan sırası. "Hemen Başla" mı yoksa "Teklif Al" mı daha çok tıklanıyor, bunu tahmin etmek yerine iki versiyonu belirli bir süre çalıştırıp gerçek veriye bakıyorum. Küçük bir değişiklik bazen fark yaratmıyor, bazen belirgin bir iyileşme getiriyor; hangisi olduğunu yalnızca ölçerek anlıyorum.
Alan sırası da hafife alınmaması gereken bir değişken. Kolay cevaplanacak bir soruyla (ad gibi) başlayıp daha düşünmeyi gerektiren bir soruyla (özel not gibi) bitirmek, kullanıcıyı forma alıştırıyor ve yarıda bırakma ihtimalini azaltıyor. Zor bir soruyla açılan form, daha ilk adımda kullanıcıyı caydırabiliyor. Bu sıralamayı belirlerken kendimi ziyaretçinin yerine koyup formu baştan sona kendim dolduruyorum; hangi soruda duraksadığımı fark ettiğim an, o sırayı değiştiriyorum.
Uydurma bir başarı oranı vermek yerine dürüst olayım: her formda aynı değişiklik aynı etkiyi yaratmıyor. Bir sektörde işe yarayan buton metni başka bir sektörde fark yaratmayabiliyor. Bu yüzden her form kendi verisiyle değerlendirilmeli.
Mobil deneyim ayrı bir öncelik
Trafiğin büyük kısmı mobilden geliyor, bu yüzden formun masaüstünde iyi görünmesi yeterli değil. Butonun parmakla rahatça basılabilecek büyüklükte olması, klavyenin doğru tipte açılması (telefon alanında sayısal klavye gibi), sayfanın yatay kaymaması; bunların her biri mobil tamamlanma oranını doğrudan etkiliyor.
Anlık doğrulama neden önemli
Kullanıcı formu gönderdikten sonra hata mesajıyla karşılaşmamalı. Alan doldurulurken yapılan anlık uyarı, örneğin e-posta formatı yanlışken hemen kırmızı bir işaret göstermek, kullanıcının hatayı gönderim anında değil, yaptığı anda fark etmesini sağlıyor. Bu küçük fark, formun sonunda karşılaşılan toplu bir hata listesinden çok daha az can sıkıcı.
Ne sıklıkla gözden geçiriyorum?
Yeni kurulan bir formu ilk birkaç hafta yakından izliyorum; bu dönemde beklenmedik bir sorun (bir alanın anlaşılmaması, bir cihazda bozuk görünmesi gibi) genelde ortaya çıkıyor. Sonrasında formun performansını üç ayda bir tekrar gözden geçirmek, küçük iyileştirmeleri zamanla biriktirmek için yeterli oluyor. Form bir kere kurulup unutulacak bir şey değil, düşük maliyetli ama sürekli bir bakım gerektiren bir sistem.
Formun temel tasarım hatalarını gözden geçirmek isterseniz form tasarımında 5 kritik hata, teklif formuna özel noktalar için teklif formlarındaki 7 hata yazısına bakabilirsiniz.
Düşük trafikli formda optimizasyon nasıl yapılır?
Küçük bir işletmenin formu ayda birkaç kez dolduruluyorsa, istatistiksel olarak anlamlı bir A/B testi yapmak zor. Bu durumda test yerine bilinen iyi pratikleri uyguluyorum: alan sayısını asgaride tutmak, buton metnini net yazmak, mobilde sorunsuz çalışmasını sağlamak. Trafik arttıkça, hangi değişikliğin gerçekten fark yarattığını ölçmeye geçiyorum. Düşük trafikte tahmine dayalı iyi pratik, yüksek trafikte ise veriye dayalı test daha doğru sonuç veriyor.
Formun kendisi dışındaki etkenler
Bazen form kusursuz kurulu olsa bile dönüşüm düşük kalıyor, çünkü sorun formda değil, ziyaretçinin forma gelene kadarki yolculuğunda. Formu tanıtan sayfanın kendisi güven vermiyorsa, yükleme hızı yavaşsa veya form mesai saatleri dışında yanıtsız kalıyormuş izlenimi veriyorsa, form ne kadar iyi tasarlanmış olursa olsun dönüşüm etkilenir. Bu yüzden form optimizasyonunu sayfanın geri kalanından ayrı bir başlık olarak değil, bütünün bir parçası olarak ele alıyorum.
Küçük değişiklik, gözle görülür fark
Formda yaptığım en etkili değişiklikler genelde büyük bir yeniden tasarım değil, küçük ve hedefli bir düzeltme oluyor: bir etiketin netleştirilmesi, bir alanın kaldırılması, bir hata mesajının somutlaştırılması. Büyük bir yeniden tasarıma girişmeden önce bu küçük düzeltmeleri denemek, hem daha hızlı uygulanıyor hem de hangi değişikliğin işe yaradığını daha net gösteriyor. Bu küçük düzeltmeleri belgelemek de önemli; hangi tarihte neyi değiştirdiğinizi not almazsanız, bir ay sonra gelen sonucun hangi değişiklikten kaynaklandığını ayırt edemezsiniz. Basit bir not defteri bile bu amaca yetiyor; tarih, yapılan değişiklik ve gözlemlenen etki, üç sütunluk bir tablo çoğu zaman fazlasıyla yeterli oluyor.
Sık sorulan sorular
Formu optimize etmek ne demek?
Formun hangi adımda terk edildiğini ölçüp, o noktayı hedefleyen küçük değişiklikler yaparak tamamlanma oranını artırmak demektir. Tahmine dayalı değil, veriye dayalı bir süreçtir.
A/B test her form için gerekli mi?
Düşük trafikli bir formda anlamlı bir A/B test sonucu almak zor olabilir. Bu durumda bilinen iyi pratikleri (kısa form, net buton, anlık doğrulama) uygulamak yeterli bir başlangıç.
Formu ne sıklıkla gözden geçirmeli?
Yeni kurulan formu ilk birkaç hafta yakından izlemek, sonrasında üç ayda bir tekrar gözden geçirmek genelde yeterli oluyor.
Mobil ve masaüstü için ayrı form mu gerekiyor?
Hayır, aynı form ikisinde de çalışabilir. Ama mobilde buton boyutu, klavye tipi ve sayfa genişliği gibi detayların ayrıca test edilmesi gerekiyor.
Formunuzu birlikte optimize edelim
Mevcut formunuzun hangi adımda terk edildiğini inceleyip somut bir iyileştirme planı çıkarabilirim.
Form Sistemleri ve Otomasyon hizmetimi inceleyin →